top of page

TÜRKİYE'DE KADIN FUTBOLCULARIN ANALIK HAKLARI:

FIFA DÜZENLEMELERİ, KARŞILAŞTIRMALI HUKUK ÖRNEKLERİ VE TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE MEVCUT DURUM


Av. Oğuzhan DAŞDEMİR

HAZİRAN 2026


BÖLÜM I — GİRİŞ


Kadın profesyonel sporcuların analık hakları, son yıllarda uluslararası spor hukukunun en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiştir. FIFA'nın 2021 yılında yürürlüğe koyduğu ve 2024 yılında kapsamlı şekilde güncellediği analık koruma düzenlemeleri, profesyonel kadın futbolculara hamilelik, doğum ve analık döneminde önemli güvenceler getirmiştir. Buna karşılık, Türkiye'de kadın futbolcuların büyük çoğunluğunun "amatör" statüde olması, bu uluslararası korumalardan yoksun kalmalarına yol açmaktadır.


Bu çalışma, Türkiye'de kadın futbolcuların analık haklarını, FIFA düzenlemeleri ve karşılaştırmalı hukuk örnekleri ışığında incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında, FIFA RSTP düzenlemeleri, Dearica Hamby davası (WNBA), Sara Björk Gunnarsdóttir davası (FIFA DRC) ve İtalya'daki Lara Lugli davası gibi uluslararası örnekler ele alınacak; Türk hukuk sisteminde kadın futbolcuların karşılaştığı hukuki sorunlar ve özellikle yabancılık unsurunun yarattığı eşitsizlik derinlemesine analiz edilecektir.


BÖLÜM II — ULUSLARARASI DÜZENLEMELER VE KÜRESEL ÖLÇEKTEKİ GELİŞMELER


A. FIFA RSTP Düzenlemeleri


FIFA, 2021 yılında Oyuncuların Statüsü ve Transferleri Talimatı'nda (RSTP) yaptığı değişikliklerle kadın futbolculara yönelik ilk kapsamlı analık korumalarını getirmiştir. 1 Haziran 2024'te yürürlüğe giren güncellemeyle bu korumalar daha da genişletilmiştir.


1. 2021 Düzenlemelerinin Temel Unsurları


FIFA'nın 2021 reformu, kadın futbolcuların biyolojik ve yasal haklarını kulüplerin keyfi uygulamalarına karşı koruma altına alan bir "asgari standartlar bütünü" (minimum standards) niteliğindedir.

 

Hak Kategorisi

Yasal Süre / Mali Kapsam

Operasyonel Uygulama ve Kulübün Yükümlülükleri

İhlalin Hukuki Sonucu

Analık İzni Süresi

En az 14 hafta kesintisiz izin.

Bu sürenin en az 8 haftasının doğumdan sonra kullanılması zorunludur. Oyuncu doğum öncesi kalan 6 haftayı kendi fiziki durumuna göre esnetebilir.

İznin kullandırılmaması kulübün ağır sözleşme ihlali (haklı fesih nedeni) sayılır.

Ücret Garantisi

Sözleşmesel maaşın en az 2/3'ü (%66.6).

Analık izni dönemi boyunca oyuncuya normal hak edişinin en az üçte ikisi ödenir. Ulusal mevzuatta daha yüksek bir oran varsa o uygulanır.

Maaşın eksik ödenmesi durumunda kulübe doğrudan tazminat ve transfer yasağı yaptırımı uygulanır.

Sportif Devam Hakkı

Gebelik süresince sınırsız (tıbbi onay ile).

Oyuncunun kendi jinekoloğu ve takım doktoru "oynaması güvenlidir" raporu verdiği sürece kulüp oyuncuyu antrenman ve maçlardan menedemez.

Oyuncunun rızası hilafına kadro dışı bırakılması gizli hamilelik ayrımcılığı teşkil eder.

Alternatif İş Sağlama

Gebelik boyunca tam maaşlı koruma.

Oyuncunun sahaya çıkması tıbben riskli hale geldiğinde, kulüp ona idari, sportif (örn. altyapı antrenörlüğü, medya yönetimi) alternatif işler sunmak zorundadır.

Kulüp alternatif iş sunmazsa oyuncu çalışmasa dahi maaşını tam (1/1 oranında) almaya devam eder.

Feshe Karşı Koruma

Gebelik ve izin süresince mutlak koruma.

Kulübün oyuncunun sözleşmesini hamile kalması, hamilelik şüphesi veya analık iznine ayrılması gerekçesiyle feshetmesi kesinlikle yasaktır.

Fesih durumunda "aksine karine" işler; kulüp feshin hamilelikle ilgisi olmadığını ispatlayamazsa ağır sportif ve mali yaptırımlarla karşılaşır.

Emzirme ve Altyapı Tesisleri

Aktif döneme dönüşten itibaren.

Kulüpler, tesise geri dönen anne oyuncular için çocuklarını güvenle emzirebilecekleri, hijyenik ve özel odalar/alanlar tahsis etmekle yükümlüdür.

Yükümlülüğün yerine getirilmemesi, kulübün "özen yükümlülüğünün" (duty of care) doğrudan ihlali anlamına gelir.

Dönem Dışı Transfer (Tescil) İstisnası

Geçici / Kalıcı Tescil Serbestisi.

Kulüpler, analık iznine ayrılan kadın futbolcunun lisansını geçici olarak dondurabilir ve transfer tescil dönemi dışında olsa bile yerine yeni bir oyuncu tescil edebilir.

Federasyonların bu kaydı reddetmesi, FIFA statülerinin ihlali anlamına gelir.

 

2. 2024 Genişletilmiş Korumalar


  • Evlat Edinme İzni (Adoption Leave): Profesyonel kadın futbolculara veya kadın antrenörlere, evlat edinilen çocuğun yaşına bağlı olarak; 2 yaş altı çocuk için 8 hafta, 2-4 yaş arası için 4 hafta, 4 yaş üstü için 2 hafta ücretli izin hakkı (maaşın en az 2/3'ü) tanınmıştır. İzin, evlat edinme tarihinden itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır.


  • Aile İzni (Family Leave): Biyolojik anne dışındaki ebeveyne (non-bearing mother) 8 hafta ücretli izin hakkı sağlanmıştır. Doğum tarihinden itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır.


  • Hamilelik Testi Yasağı: Sözleşmenin geçerliliği hamilelik testi yapılmasına veya sonucuna bağlanamaz. Hamilelik testini reddeden oyuncunun sözleşmesinin feshi haksız fesih sayılır.


  • Dört Senaryolu Maaş Koruma Sistemi (m. 18c/4):

    • (a) Oyuncu sportif hizmete devam ederse → tam maaş

    • (b) Oyuncu sportif hizmete devam etmezse, kulüp alternatif iş sunarsa ve oyuncu kabul ederse → tam maaş; kulüp alternatif iş sunmazsa → oyuncu çalışmasa da tam maaş; kulüp makul alternatif iş sunar, oyuncu reddederse → maaş alamaz

    • (c) Tıbbi nedenlerle çalışamazsa → tam maaş


  • Doğum Sonrası Plan (Postpartum Plan): Kulüp, oyuncuyla birlikte kişiselleştirilmiş bir doğum sonrası dönüş planı hazırlamalıdır.


  • Menstrüel Sağlık (m. 18quinquies): Geçerli tıbbi raporla oyuncu menstrüel sağlık nedeniyle antrenman ve maçlara katılamayabilir, tam maaş alır.


  • Kadın Antrenörlerin Kapsama Alınması: Analık izni, evlat edinme izni ve aile izni hakları kadın antrenörler için de geçerlidir.


  • Toplu İş Sözleşmesi (CBA) İstisnası: Geçerli bir CBA var ise, daha düşük standartlar kabul edilebilir. CBA yoksa RSTP asgari standartları uygulanır.


  • Kayıt ve Geçici Oyuncu Değişikliği: İzinli oyuncunun yerine transfer dönemi dışında kayıt imkanı. Düşük vb. durumlarda da kayıt dışı tescil imkanı sağlanmıştır.


B. Sara Björk Gunnarsdóttir Davası (FIFA DRC, 2022)


İzlandalı futbolcu Sara Björk Gunnarsdóttir, eski kulübü Olympique Lyonnais'ye karşı 2021 yılında FIFA Uyuşmazlık Çözüm Dairesi'ne (DRC) başvurmuştur. Oyuncu, hamileliği sırasında ve analık izni başlayana kadar geçen dönemde kulübün kendisine tam maaşını ödemediğini iddia etmiştir.


FIFA DRC, Mayıs 2022'de verdiği kararla oyuncu lehine hükmetmiş ve Lyon'un Gunnarsdóttir'e 82.094,92 Avro + %5 faiz ödemesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde şu önemli ilkeler vurgulanmıştır:


  • FIFA RSTP düzenlemeleri asgari standarttır ve ulusal yasalardan daha düşük standartlar varsa onların yerine geçer.

  • Kulübün işveren olarak oyuncuya karşı özen yükümlülüğü (duty of care) vardır.

  • Oyuncunun alternatif hizmet sunma teklifine kulübün yanıt vermemesi, özen yükümlülüğünün ihlalidir.

 

C. Dearica Hamby Davası (ABD, WNBA)


Dearica Hamby, Ağustos 2024'te Las Vegas Aces ve WNBA'e karşı Nevada Federal Mahkemesi'nde dava açmıştır. Hamby, 2022'de hamileliğini açıkladıktan sonra takımın vaat edilen hakları vermeyi reddettiğini, başantrenör Becky Hammon'un hamileliğini sorguladığını ve kendisini Los Angeles Sparks'a takas ettiğini iddia etmiştir. ABD Bölge Mahkemesi Hakimi Andrew P. Gordon, Mayıs 2025'te verdiği kararla Hamby'nin Aces'a karşı hamilelik ayrımcılığı ve misilleme iddialarının büyük kısmının devamına izin verirken, WNBA'e karşı tüm iddiaları reddetmiştir. Dava, Aces'a karşı kalan iddialarla delil toplama (discovery) aşamasında devam etmektedir.


D. Lara Lugli Davası (İtalya)


İtalyan voleybolcu Lara Lugli, hamile kaldığı için kulübü tarafından sözleşme ihlali gerekçesiyle dava edilmiştir. Kulüp, sözleşmede yer alan hamilelik yasağı maddesine dayanarak Lugli'den 80.000 Avro tazminat talep etmiştir. Bu dava, uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekmiş ve sözleşmelere konulan hamilelik yasaklarının açıkça hukuka aykırı olduğunu göstermiştir.


BÖLÜM III — TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE KADIN FUTBOLCULARIN STATÜSÜ VE ANALIK HAKLARI


Türkiye'de elit düzeyde performans gösteren kadın futbolcuların yasal statüsü Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından "amatör" olarak düzenlenmektedir. Uluslararası alanda ve fiiliyatta tam zamanlı mesai harcayan birer profesyonel gibi çalışan bu sporcular, ulusal mevzuatta amatör kabul edildikleri için profesyonel sporculara tanınan hak, güvence ve transfer serbestisi mekanizmalarından mahrum kalmaktadırlar. Sporcunun harcadığı emeğin niteliği ile kendisine atfedilen hukuki statü arasındaki bu derin asimetri, özellikle hamilelik ve analık gibi biyolojik/sosyal hakların korunmasında Türk spor hukukunun en gri alanlarından birini oluşturmakta; yerli ve yabancı oyuncular arasında telafisi güç eşitsizliklere zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda, kadın futbolcuların yasal durumunu analiz edebilmek için öncelikle  İş Kanunu ve Borçlar Kanunu çerçevesinde sporculara yaklaşımı ve ardından TFF talimatlarının yarattığı normatif etkiyi incelemek gerekmektedir.


A. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun Sporcular Yönünden Uygulanmaması


4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi açıkça "sporcular hakkında" bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağını belirtmiştir. Bu istisna mutlak olup, profesyonel-amatör ayrımı yapmaksızın tüm sporcuları kapsamaktadır. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2023/4702 E., 2023/8115 K. sayılı kararında belirtildiği üzere: "4857 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca sporcular hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz."


B. Türk Borçlar Kanunu Kapsamında Sporcu Sözleşmesinin Niteliği ve Korumalar


Yargıtay ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, profesyonel futbolcu ile kulüp arasındaki sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 393. vd. maddelerinde düzenlenen hizmet sözleşmesi niteliğindedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2020/985 E., 2020/2851 K. sayılı kararında ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/2489 E., 2025/1578 K. sayılı kararında bu husus açıkça teyit edilmiştir. Bu hukuki nitelendirme, federasyon nezdindeki tescil statüsü "amatör" olarak belirlenmiş olan yerli kadın futbolcular bakımından da aynen geçerlidir. Hukuk genel teorisinde bir sözleşmenin niteliği, tarafların veya idari otoritelerin (TFF) o sözleşmeye verdiği isimle değil, taraflar arasındaki edim ilişkisinin fiili içeriğine göre belirlenir. Kadın futbolcuların kulüplerine bağımlı olarak antrenman ve maçlara katılması, belirli bir mesai harcaması ve bunun karşılığında bir ücret (veya maaş/transfer bedeli adı altında mali menfaat) alması, aradaki ilişkiyi mutlak surette bir "TBK hizmet sözleşmesi" haline getirir. Bu doğrultuda, amatör statüdeki kadın futbolcular da TBK m.408 (işverenin temerrüdü) ve m.438 (haksız fesih tazminatı) hükümleri uyarınca belirli düzeyde ücret koruması sağlansa da, TBK'da analık izni veya iş güvencesi (işe iade) gibi özel sosyal haklar düzenlenmemiştir. Dolayısıyla hamilelik sürecinde kadro dışı bırakılan veya sözleşmesi askıya alınan amatör bir kadın futbolcu, kulübün temerrüdü (m. 408) üzerinden ücret hakkını genel mahkemelerde talep edebilecekken, İş Kanunu korumalarından mahrum olduğu gibi TBK'nın analık hakları konusundaki bu yapısal mevzuat boşluğu nedeniyle de hakkını tam anlamıyla ikame edememektedir.


C. Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı'ndaki (PFSTT) Düzenlemeler


TFF'nin Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı'nın (PFSTT) Mükerrer 19. maddesi, kadın futbolculara yönelik özel analık korumalarını düzenlemektedir. Bu düzenleme, FIFA RSTP Ek 3'e uyum amacıyla getirilmiştir.


Hukuki Değerlendirme ve Uygulanabilirlik Tartışması: Şekli Normatif Geçerlilik ve Fiili Etkisizlik


PFSTT Mükerrer 19. maddenin Türk spor hukukundaki yer düzenlemenin şekli varlığı ile kadın futbolunun fiili statüsü arasındaki yapısal çelişki üzerinden analiz edilmelidir. Bu kapsamda, talimatın yarattığı koruma boşluğu şu hukuki temellere dayanmaktadır:


  • Şekli Aktarım ve Normatif Geçerlilik: TFF, FIFA'nın zorunlu (mandatory) analık koruma hükümlerini şeklen iç hukuka aktarmış ve PFSTT içerisine Mükerrer 19. maddeyi ekleyerek normatif açıdan geçerli bir kural ihdas etmiştir. TFF'nin spor dalı üzerindeki özerk düzenleme yetkisi kapsamında bu madde hukuken yürürlüktedir. Ancak bu şekli uyum, kadın futbolunun Türkiye'deki sosyo-hukuki gerçekliğiyle tamamen tezat oluşturmaktadır.


  • Amatörlük Statüsü Nedeniyle Fiili Etkisizlik: TFF, FIFA'nın analık koruma hükümlerini şeklen iç hukuka aktarmış; ancak kadın futbolunun amatör statüde bırakılması nedeniyle bu korumaların önemli bir kısmı uygulama alanı bulamamıştır. Söz konusu koruma hükümlerinin yer aldığı mevzuat, adından da anlaşılacağı üzere "Profesyonel Futbolcuların" statüsünü düzenleyen bir talimattır. Türkiye Futbol Federasyonu, Kadınlar Süper Ligi de dahil olmak üzere Türkiye'deki kadın futbolunu resmi olarak "Amatör" statüde konumlandırmaktadır. Bu nedenle Mükerrer Madde 19, normatif açıdan geçerli olmakla birlikte kadın futbolcuların büyük çoğunluğu bakımından etkisiz bir koruma mekanizması niteliği taşımaktadır.


  • Kulüplerin Koruma Boşluğunu Suistimal Etmesi: Kadın futbolcuların yasal olarak "amatör" kabul edilmesi, kulüplere yargılama ve uyuşmazlık süreçlerinde koruyucu bir kalkan sunmaktadır. Bir kadın futbolcu hamilelik nedeniyle sözleşmesinin haksız feshedildiğini veya maaşının kesildiğini iddia ettiğinde, kulüpler uyuşmazlık mercilerinde "Oyuncu profesyonel statüde değildir, dolayısıyla profesyonelleri kapsayan talimat hükümleri bu olayda uygulanamaz" savunmasını ileri sürebilmektedir. TFF, korumayı "profesyonel" mevzuatın içine gömüp oyuncuları "amatör" statüde bırakarak, kulüplerin bu yasal boşluğu suistimal etmesine kapı aralamıştır.


Sonuç olarak; Mükerrer 19. madde, TFF mevzuatında yer alan ölü bir norm görünümündedir. Kadın futbolunun lig ve sporcu düzeyinde yasal olarak "profesyonel" veya en azından "sözleşmeli statüye" kavuşturulmadığı her senaryoda, bu düzenleme kadın futbolculara hak sağlayan gerçek bir koruma mekanizması değil, yalnızca FIFA yaptırımlarından kaçınmak için tasarlanmış vitrin bir düzenleme olarak kalacaktır.


D. Yabancılık Unsuru: Yabancı ve Yerli Oyuncular Arasındaki Eşitsizlik


Türkiye'de kadın futbolcuların analık hakları konusunda yabancı ve yerli oyuncular arasında ciddi bir koruma farkı bulunmaktadır. Yabancı uyruklu kadın futbolcular, FIFA RSTP hükümlerinin doğrudan bağlayıcılığı sayesinde uluslararası düzeyde korunurken (FIFA DRC başvurusu, asgari 14 hafta izin, %66 maaş garantisi vb.), Yerli kadın futbolcular amatör statüde oldukları için bu uluslararası mekanizmalara ve PFSTT korumalarına erişememektedirler. Bu durum aynı takım bünyesindeki sporcular arasında kabul edilemez bir eşitsizlik doğurmaktadır.


BÖLÜM IV — DEĞERLENDİRME VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ


A. Türkiye'deki Hukuki Boşluğun Boyutları

Türkiye'de kadın futbolcuların amatör statüde tutulması ciddi hak ihlallerine yol açmaktadır: FIFA RSTP Ek 3'ün bağlayıcı hükümlerine aykırılık teşkil etmekte, Anayasa m.10 (eşitlik) ve m.41 (ailenin korunması) ilkelerini zedelemekte ve yerli-yabancı oyuncular arasında derin bir adaletsizliğe zemin hazırlamaktadır.


B. Çözüm Önerileri


Çalışma kapsamında iki temel yapısal dönüşüm modeli önerilmektedir:


  • Model 1: Yarı Profesyonel (Sözleşmeli Amatör) Statüsü: TFF bünyesinde kadın futboluna özel, asgari ücret garantisi, 14 haftalık analık izni ve özel tahkim mekanizması içeren ara bir statü oluşturulması.


  • Model 2: Tam Profesyonel Statü: Kadınlar Süper Ligi'nin tamamen profesyonel ilan edilerek PFSTT korumalarının eksiksiz uygulanması ve FIFA standartlarıyla tam uyum sağlanması.


C. Profesyonelleşmenin Ekonomik Boyutu ve Sürdürülebilirlik Analizi


"Bir spor dalının 'amatör' veya 'profesyonel' olduğuna kulüplerin bütçesi değil, sporcunun o işe harcadığı mesai ve emeğin niteliği karar vermelidir. Bu ibarenin arka planında, endüstriyel futbolun ekonomik gerçekleri ile iş hukukunun evrensel ilkeleri arasındaki amansız bir çatışma yatmaktadır. Mevcut statüde kulüpler, kadın futbol şubelerini "amatör" olarak tescil ettirerek kendilerini çok ağır bir mali ve idari yükümlülük sarmalından koruma refleksi göstermektedir. Kadın futbolunun kağıt üzerinde de olsa tamamen profesyonel statüye geçmesi durumunda, kulüplerin sürdürülebilir ekonomik yapılarını doğrudan tehdit edebilecek şu somut riskler ve olumsuz durumlar doğuracağı yadsınamaz bir gerçektir.


1. SGK Prim Yükü ve Geçmişe Yönelik Riskler


Tam profesyonelliğe geçiş, kadın futbolcuların yasal olarak "sigortalı işçi" statüsünü kazanmasını zorunlu kılacaktır. Bu senaryoda kulüpler, her bir futbolcu, teknik ekip ve destek personeli için asgari ücretin ya da sözleşme bedelinin üzerinde çok ciddi bir Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim yüküyle karşı karşıya kalacaktır. Erkek futbolundaki devasa borç sarmalı ve vergi/prim yapılandırmaları göz önüne alındığında, ticari geliri (yayın, bilet, lisanslı ürün) henüz emekleme aşamasında olan kadın futbol şubelerinin bu ek maliyeti karşılaması mevcut bütçeleriyle imkânsızdır. Dahası, fiili çalışmanın ispatı halinde kulüplerin geçmişe yönelik "kayıt dışı istihdam" davaları ve ağır idari para cezalarıyla karşılaşma riski de masadadır.


2. Sözleşmesel Tazminatlar ve Asgari Ücret Garantisi


Profesyonelleşme, TFF ve FIFA nezdinde "asgari ücret garantisi" ve "sözleşme sadakati" (sanctity of contracts) ilkelerini beraberinde getirir. Amatör statüde kulüpler, bütçeleri daraldığında veya performans beğenilmediğinde oyuncu sözleşmelerini çok düşük maliyetlerle tasfiye edebilirken; profesyonel statüde haksız fesih halinde kalan tüm sözleşme bedelini ve fesihten doğan ek cezai tazminatları ödemek zorunda kalacaklardır. Bu durum, bütçe öngörülebilirliği zayıf olan kulüplerinin doğrudan iflasına ya da şubelerini kapatmasına yol açabilir.


3. İdari ve Altyapı Yatırım Zorunlulukları (Lisans Kriterleri)


Profesyonel bir lig yönetimi, kulüplere belirli standartlarda stadyum, antrenman tesisi, sağlık heyeti, seyahat konforu ve gençlik akademileri (altyapı) kurma zorunluluğu (Lisans Kriterleri) getirir. Gelir-gider dengesi henüz kurulmamış olan kadın futbolunda, bu idari yatırımların zorunlu tutulması, sponsor desteği olmayan pek çok kulübün ligden çekilmesine ve rekabetçi yapının sadece birkaç büyük kulübün tekelinde kalmasına (ligin daralmasına) neden olacaktır.


İnsan Hakları ve Evrensel Hukuk Perspektifinden Kaçınılmaz Gereklilik


Mali açıdan doğacak tüm bu olumsuz tablolara, kulüplerin ekonomik kırılganlıklarına ve sürdürülebilirlik kaygılarına rağmen; kadın futbolcuların "amatörlük" perdesi arkasında güvencesiz bırakılması, temel insan hakları, çalışma hürriyeti ve cinsiyet eşitliği ilkeleri karşısında artık savunulamaz bir noktadadır. Ekonomik gerekçeler, bir insanın en temel anayasal hakkı olan sosyal güvence (SGK) hakkından, analık korumasından ve iş güvencesinden mahrum bırakılmasının yasal bir mazereti olamaz. Bir sporcunun haftanın 6 günü, günde çift antrenmanla tam zamanlı mesai harcadığı, kulübün emir ve talimatlarına sıkı sıkıya bağımlı olduğu bir ilişki biçimini sırf "bütçe yetersizliği" gerekçesiyle amatör saymak, hukuki bir realiteyi inkar etmek ve emeğin sömürülmesine göz yummaktır.

Kulüplerin mali yapıları, sporcuların insan haklarını askıya almanın değil; devlet teşvikleri, TFF sübvansiyonları, zorunlu kurumsal sponsorluk havuzları ve yayın gelirlerinin adil dağıtımı gibi "kamusal ve idari çözümlerle" ayağa kaldırılmalıdır. İspanya ve İngiltere örneklerinde de görüldüğü üzere, profesyonelleşme kulüplerin bütçeleri hazır olduğunda lütfedilen bir ödül değil; aksine endüstrinin büyümesini, kalitenin artmasını ve finansal yatırımların akmasını sağlayan yasal bir kaldıraçtır.


BÖLÜM V — SONUÇ


Bu çalışma kapsamında yapılan incelemeler, Türkiye'de elit düzeyde performans gösteren kadın futbolcuların analık ve sosyal güvenlik haklarının, küresel spor hukukundaki gelişmeler ile ulusal mevzuatın katılığı arasında sıkışıp kaldığını açıkça ortaya koymaktadır. FIFA'nın 2021 yılında başlattığı ve 1 Haziran 2024 tarihi itibarıyla evlat edinme izninden menstrüel sağlığa kadar genişlettiği devrim niteliğindeki analık koruma düzenlemeleri, profesyonel kadın futbolcuları kulüplerin keyfi tasarruflarına karşı küresel bir güvence altına almıştır. Keza, uluslararası Sara Björk Gunnarsdóttir (FIFA DRC) ve Dearica Hamby (WNBA) davaları, spor endüstrisinde hamilelik temelli ayrımcılığın ve kulüplerin "özen yükümlülüğü" ihlallerinin artık hem mali hem de sportif açıdan çok ağır yaptırımlarla sonuçlanacağını küresel ölçekte tescillemiştir.


Uluslararası alandaki bu güçlü koruma kalkanına karşılık, Türk hukuk sisteminde kadın futbolcuların karşılaştığı tablo tam bir tezat barındırmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4/g maddesindeki mutlak istisna nedeniyle iş hukuku güvencelerinden tamamen mahrum bırakılan, Türk Borçlar Kanunu’nun ise sosyal haklar bakımından yetersiz kalan genel hizmet sözleşmesi rejimine tabi olan yerli kadın futbolcular, tam anlamıyla bir yasal korumasızlık sarmalındadır. Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) FIFA düzenlemelerine şekli uyum sağlamak adına Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı’na eklediği Mükerrer 19. madde, normatif açıdan geçerli olmakla birlikte kadın futbolunun Türkiye'de yasal olarak "amatör" statüde bırakılması nedeniyle fiilen etkisiz bir koruma mekanizması niteliği taşımaktadır. Bu durum, mevzuattaki "profesyonel" ibaresinin arkasına sığınan kulüplerin yasal boşlukları suistimal etmesine kapı araladığı gibi, doğrudan FIFA korumasına erişebilen yabancı oyuncular ile TFF kurullarının önündeki amatörlük engeline takılan yerli oyuncular arasında kabul edilemez bir eşitsizlik yaratmaktadır.


İngiltere (WSL) ve İspanya (Liga F) modelleri, yarı profesyonellikten tam profesyonelliğe geçişin, kulüplerin finansal keyfiyetine bırakılamayacak kadar planlı, kademeli ve toplu iş sözleşmeleriyle örülmüş idari bir irade gerektirdiğini kanıtlamaktadır. Kadın futbolunun profesyonel bir statü kazanmasının kulüpler üzerinde SGK prim yükü, sözleşmesel tazminat riskleri ve altyapı yatırım zorunlulukları gibi ciddi mali yükler doğuracağı bir gerçektir ve bu durum kulüplerin ekonomik sürdürülebilirlik kaygılarını tetiklemektedir. Ancak, endüstriyel ve idari zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, kadın sporcuların en temel anayasal ve insani haklarının "ekonomik maliyet" gerekçesiyle askıya alınması veya yok sayılması hukuken ve vicdanen savunulamaz bir noktadadır. Bütçe yetersizlikleri, bir insanın sosyal güvence, onurlu çalışma ve analık haklarından mahrum bırakılmasının yasal bir mazereti olamaz. Kulüplerin finansal kaygıları sporcuların haklarını budayarak değil; devlet teşvikleri, kurumsal sponsorluk havuzları ve adil yayın geliri dağıtımları gibi kamusal ve idari hamlelerle çözülmelidir.


Sonuç olarak, Türk futbol yönetimi "ekonomik sürdürülebilirlik" bahanesinin arkasına saklanmayı bırakmalı; kadın futbolcuları evrensel insan hakları normlarına uygun, analık ve sosyal güvenlik haklarına sahip profesyonel işçiler olarak tanımalıdır. Hukukun üstünlüğü ve insan onuru, kulüplerin bilanço hesaplarından her zaman daha üstündür.


TFF'nin 8 Mart 2024'te açıkladığı "Kadın Futbolu Stratejik Planı"nda yarı-profesyonelleşme hedefinin ve sözleşmeli amatörlük modelinin yer alması, geçmiş yılların ihmallerine kıyasla şüphesiz olumlu ve umut verici bir adımdır. Ancak bu plan, kağıt üzerinde kalan bir niyet beyanı olmaktan ivedilikle çıkarılmalı ve sahada faaliyete dökülmelidir. TFF'nin kadın futbolcuları ya "yarı profesyonel (sözleşmeli)" ya da "tam profesyonel" bir statüye kavuşturacak köklü yapısal reformları hayata geçirmesi, hem uluslararası futbol ailesine karşı taahhütlerinin yerine getirilmesi hem de Anayasal eşitlik ilkesinin tesis edilmesi için kaçınılmazdır. Bu iradenin geciktirilmeksizin, yerli kadın sporcuların analık haklarını güvence altına alacak kalıcı, öngörülebilir ve icra edilebilir hukuki düzenlemelere dönüştürülmesi artık bir tercih değil, hukuki bir zorunluluktur.


KAYNAKÇA

Mevzuat

  • 4857 sayılı İş Kanunu, RG 10.06.2003, 25134, m.4/g, m.5, m.74

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, RG 04.02.2011, 27836, m.393-469

  • 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu, RG 26.04.2022, 31821, m.23

  • 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun

  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m.5

  • FIFA Regulations on the Status and Transfer of Players (RSTP), January 2025 Edition, Articles 18quater, 18quinquies, Annex 3

  • TFF Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı (PFSTT), Mükerrer Madde 19

 

İçtihatlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2024/2489 K.2025/1578 (13.03.2025)

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/3413 K.2024/7893 (07.05.2024)

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi (Yargı Yeri Belirleme), E.2023/4702 K.2023/8115 (02.10.2023)

  • Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E.2020/985 K.2020/2851 (03.12.2020)

 

Akademik Kaynaklar ve Haberler

  • FIFPRO, "Pathway to Maternity Regulations for Professional Footballers", 2024

  • FIFA Circular No. 1887, "Amendments to the Regulations on the Status and Transfer of Players", 2024

  • BBC Sport, "Sara Björk Gunnarsdóttir: Iceland international wins maternity case against Lyon", 2023

  • TFF Resmi Sitesi, "Kadın Futbolu İçin Tam Zamanı" Stratejik Plan Duyurusu, 08.03.2024

 
 
 

Yorumlar


Adres

Uncubozköy Mah. 5505 Sk. No:4/1 Yunusemre Manisa

Telefon

+90 541 905 38 25

Email

Takip Et

  • LinkedIn
  • Instagram
bottom of page